KONSANTRASYON GELİŞTİRME

KONSANTRASYON GELİŞTİRME

Şimdi sizlere rahatlıkla uygulayabileceğiniz, bir dizi kon­santrasyonunuzu arttırmaya yarayacak pratik uygulama metot­ları aktaracağız. Bu metotları düzenli bir şekilde uygularsanız, konsantrasyonunuzun kısa bir süre içinde hissedilir derecede gelişmeye başladığını göreceksiniz.
Dikkatinizi belli bir noktaya belli bir süre odaklayamadığınız müddetçe, ilerki sayfalarda sizlere aktarılacak metotları ba­şarıyla uygulayabilmeniz çok zordur.
Sadece Duyular Dışı Algılamalan'mzın geliştirilmesinde değil, aynı zamanda günlük yaşantınızın çeşitli alanlarında da size büyük bir avantaj sağlayacak olan bu pratik metotları uygulayarak siz de konsantrasyon yeteneğinizi kolaylıkla gelişti­rebilirsiniz.
Yapacağınız tek şey düzenli bir şekilde bunları uygula­maktır...
PRATİK UYGULAMALAR
1. ZİHİNSEL ÇAĞRIŞIMLARIN İZLENMESİ
Rahat bir pozisyonda gevşeyin ve gözlerinizi kapatın. Ses­sizce "bir" deyin ve zihniniz herhangi bir düşünceyle kesilene kadar, tekrar tekrar "bir" demeye devam edin. Kesilme anında, bir sonraki sayıyla devam edin ve yeniden kesintiye uğrayana kadar o sayıyı tekrarlayın. "İki, iki, iki..." diye tekrar edin. Sonra "üç, üç, üç..." Bu uygulamayı yaparaken, kesintilerin sıklığına dikkat edin.
Bu uygulamadan amaç zihninizin ne kadar sıklıkla farklı düşüncelerle bölünmekte olduğunu ve konsantrasyonun ancak özel bir çalışmayla elde edilebileceğini farketmeniz içindir.
Şimdi yanınıza bir çalar saat alın. Üç dakikaya ayarlayın ve aynı çalışmayı bu seferde belirli bir süre koyarak yapın. Ça­lar saattiniz çaldığı zaman, ulaştığınız sayıyı kaydedin. Dikkati bir noktada tutmak güçtür. Ancak bunu yapabilme yeteneği, psişik yeteneklerinizi tecrübe ederken meyvelerini verecektir. Bu alanda başarıya ulaşmak istiyorsanız özel bir çalışma yap­manız şarttır. Bu nedenle sabırla ve bıkıp usanmadan konsant­rasyonunuzu arttırıcı egzersizlere devam etmelisiniz.
2.  BELLİ BİR CİSME KONSANTRASYON
Konsantrasyon çalışmalarının en temel metotlarından biri seçilen her hangi bir obje üzerinde belli bir süre dikkatin odaklanmasıdır. Bu çalışma için her hangi bir obje seçin ve odanıza çekilerek sakin ve sessiz bir şekilde o cismin karşısına geçip oturun. Seçeceğiniz objenin bir mum alevi, kalem, bardak gibi küçük objeler olması daha iyidir.
Hiç bir şey düşünmeden seçtiğiniz objeye konsantre olun. Kısa bir süre sonra o eşya hakkında çeşitli fikirler şuurunuza üşüşüverir. O eşyanın ismi ya da etiketi, gördüğü iş, güzelliği ya da çirkinliği; onunla ilgili daha önceden edinmiş olduğunuz bir çok düşünce zihninize gelmeye başlayacaktır. Bunlar geç­miş tecrübelerden kaynaklanan önceden algılanmış fikirlerdir. Şimdi ise, bunlar o anki tecrübelerinize engel olan şeylerdir. Bu fikirleri fark ettiğiniz anda, bırakın uzaklaşıp gitsinler.
Siz karşınızdaki objeye dikkatinizi yöneltin ve sadece onu düşünün bir başka düşüncenin zihninizi bölmesine izin verme­yin. İlk başlarda dikkatinizi sadece o obje üzerinde tutmakta oldukça zorlanabilirsiniz. Sabredin ve bu çalışmayı her gün en az 4 - 5 kez tekrarlayın. İlk alıştırmalarınızın süresi 1 dakika civarında olmalıdır. Daha sonraları .bunu 5-10 dakikaya kadar çıkartabilirsiniz.
Bu çalışmalarınızı iş yerinizde, okulda ya da herhangi bir yerde de yapabilirsiniz.
Çalışmanız süresince konsantrasyon isteğinizi canlı tutun. İçinizdeki yoğun konsantrasyon isteği sizi başarıya yaklaştıra­cak en önemli etkendir.
Bıkmadan usanmadan bu pratik uygulamayı sürdürün. Za­man içinde konsantrasyon yeteneğinizin hızla arttığına şahit olacaksınız. Bu çalışmalar ileride başka alanlarda da size pek-çok yararlar sağlayacaktır.
Çevrenizde yapmakta olduğu bir işe tamamıyla kendini verememekten şikayet edenler varsa, onlara da bu alıştırmaları tavsiye edebilirsiniz. 
 3. AYRINTILARA KONSANTRASYON
Metal bir tepsi alın. Onu suyla iyice yıkayın. Bir arkadaşı­nız size göstermeden tepsinin içine oniki adet obje koysun. Bunlar tepsinin içine sığabilecek; kalem, makas, silgi, kitap, biblo, çakmak gibi objeler olabilir. Sonra bunları bir bezle ört­sün. Ve sizin önünüze getirsin.
Sonra siz, örtüyü kaldırın ve 30 saniye içinde bu tepside neler olduğuna bakın... Tepsideki nesnelerin ayrıntılarına özel­likle dikkat etmeye çalışın.
Objeleri tekrar örtün ve hatırladıklarınızı kaydedin. Özellikle o eşyaların ayrıntılarını ne derecede tanımlayabildi-ğinize de dikkat edin... Bu alıştırmayı evinize gelen misafirler­le eğlenceli bir oyun gibi de yapabilirsiniz. Uygulama yaptık­ça, her seferinde daha fazla eşyayı gözlemlediğinizi, daha fazla ayrıntıları zihninizde tutabildiğinizi farkedeceksiniz. Çünkü dikkatinizi odaklamada gittikçe büyük bir beceri geliştireceksi­niz.
Siz sadece sabırla çalışın... Başarının beraberinde gelece­ğine şahit olacaksınız.
4. KENDİ KENDİNE AYRINTILARA KONSANTRASYON
Az önceki alıştırmanın diğer bir versiyonunu, tek başınıza da uygulayabilirsiniz.
Bu uygulamayı daha önce bilmediğiniz bir odada ya da mağazada dolaşarak, çevrenizdeki eşyaları 30 saniye gözlem­leyerek yapabilirsiniz. Daha sonra bulunduğunuz yerden ayrı­larak, gördüklerinizi bir yere not edin... Tekrar odaya ya da mağazaya dönüp kendinizi kontrol edin. Raporunuzda ne ka­dar ayrıntı vardı? Sadece kapıların, pencerelerin, elektrik priz­lerinin sayısı gibi şeylere mi dikkat ettiniz? Tavan nasıldı? Ya  döşeme? vs...
Bu alıştırmalar, eşyalar hakkındaki kanaatlerinizi askıya alacak ve gözlem yapma becerilerinizi keskinleştirecektir. Gör­düklerinizle ilgili hükümlerimizi askıya alacak olursak ve sa­dece gözlemleyebilirsek daha çok şey görürüz. Bu aynen bir TV kamerasının bir odayı taramasına benzer.
Çevremizi izlerken çoğunlukla, çevremizdeki eşyalarla il­gili önceden edindiğimiz ön yargılarımızla onları gözlemleriz. Bu yüzden de çevremizi gözlemlerken, sürekli o ön yargıları­mızın penceresiyle kendimizi kısıtlarız. Bu da konsantrasyonu­muzun bozulmasına sebebiyet verir.
5. ZİHİNSEL PERHİZ
Konsantrasyon yeteneğimizin geliştirilmesinde uygulanan ileri tekniklerden biri "Zihinsel Perhiz" uygulamalarıdır.
Bu metodun iki yararı vardır. Birincisi konsantrasyon gü­cümüzün gelişmesine imkan sağlar. İkincisi ise, düşüncelerini­zi bilinçli bir kontrolden geçirebilme olanağı verir. Zihinsel Perhiz, hem konsantrasyonumuz üzerinde olumlu etkilerde bu­lunma, hem de olumsuz - yıkıcı düşünce ve duygularınızla il­gili davranış biçimlerini ortadan kaldırma fırsatı verir.
Kendi üzerinde çalışma yapmayan insanların büyük bir bölümü yaşam içinde zihinsel faaliyetleri üzerinde hiç bir ha­kimiyet kuramadan yaşarlar. Yaşamımız içinde olumsuz bir çok duygu ve düşüncenin otomatik olarak zihnimizden gelip geçmesine engel olamayışımızın yegane sebebi, zihnimize ha­kim olabilecek bir konsantrasyonu sağlayamamamızdır. İşte burada hedeflenen amaç: Konsantrasyonun geliştirilerek, her türlü olumsuz düşünce kalıplarına hakim olabilmektir. Çok çe­şitli hastalıkların psikosomatik kökenli olduğu gerçeği dikkate alınırsa, düşüncelerimize hakim olabilmenin ne denli önemli  olduğu çok daha iyi görülebilir.
Zihinsel perhiz, otomatik yaşama karşı bir direniştir...
Neden sürekli olarak hayatımızda gereksiz stresler yarata­cak zihinsel ve duygusal düşünce kalıplarını benimsiyoruz? Cevabı çok basit: Bunun yararı olacağını sanıyoruz! Birçok kimse sürekli bir kaygı durumunda yaşar. Bunu sağlayabilmek için de sürekli olarak, mümkün olan en kötü senaryoya odakla­nır. Bu kaygılar insanı son derece verimsiz ve güçsüzleştirici bir duruma sokar. Bizi eyleme geçirecek gücü vermez. Tam tersine, horlanma ve korkular altında ezilmemize yol açar. Ay­rıca bu düşünceler negatif tesirlerin tarafımızdan üretilmesine sebebiyet verdiği için bünyemiz üzerinde hem psişik, hem de fizyolojik olumsuz etkilerde bulunur.
"Zihinsel Perhiz Metodu"nu uygulayarak, yaşamınızdaki pekçok şeyi bir anda değiştirebilirsiniz.
Zihinsel Perhiz yöntemini uygularken eğer biri, olumsuz olduğuna inandığınız herhangi bir hareketi size yönelik olarak yaparsa ve siz de kızmaya başlarsanız bilin ki haklı ya da hak­sız olmanız bir şeyi değiştirmeyecektir... Siz bu perhizi bozdu­nuz demektir... Perhiz süresince her ne olursa olsun zihnen hiç bir negatif duygu ve düşünceye yer vermemeye çalışa­caksınız. Çalışmanın temeli işte bu prensibe dayanır.
Zihinsel Perhiz süresince, tüm zihinsel ve duygusal işlev­lerinizin tam kontrolünü ele almaya ve negatif düşünce ya da duyguya yer vermemeye şimdi karar verebilirsiniz. Kolaymış gibi geliyor, değil mi? Emin olun ki, gerçekten de kolay olabi­lir. Yeter ki belli bir disiplinle kendinizi gözlemlemeye başla­yın. Ama bu işe ilk başlayanlar genellikle zihinlerinin verimsiz korkulu, kaygılı ve yıkıcı düşüncelerle ne kadar dolu oldukları­nı görüp bir hayli şaşıracaklardır. 
 Zihinsel Perhiz Çalışması başlıca 4 aşamadan oluşur:
Birinci Aşama
Başlangıç ya da hazırlık safhası da denen birinci aşama, çalışma öncesinde yapmanız gerekenlerle ilgilidir... Uygula­ması oldukça zor olan bu çalışmaya önceden kendinizi kon­santre etmelisiniz. Kendinizi zihinsel olarak bu çalışmaya ha­zırlamanız, elde edeceğiniz başarı oranınızı olumlu yönde etki­leyecektir.
Zihinsel Perhiz Uygulaması'na geçmeden önce en az 1 hafta süresiyle kendinizi gözleyin. Yaşam içinde negatif duygu ve düşüncelerinize ne derece hakim olup olamadığınızı önce sadece gözleyin. Bu size iyi bir gözlem yapma fırsatı verecek­tir. Böylelikle 1 hafta sonra sizi bekleyen engelleri önceden farkedebileceksiniz.
İkinci Aşama
Zihinsel Perhiz Uygulamasını ilk kez uygulayacaklara, ön­celikle haftada bir günlük perhizlerle bu çalışmalara başlama­larını öneririz. 1 ay boyunca 4 uygulama yapacaksınız. Her haftanın belli bir gününü seçerek başlayabilirsiniz.
1 ay boyunca toplam 4 Zihinsel Perhiz Uygulaması yap­tıktan sonra artık çalışmanın üçüncü aşamasına hazırsınız de­mektir.
Üçüncü Aşama
Çalışmanın üçüncü ve son aşamasında 1 haftalık zihinsel perhiz uygulamasını gerçekleştireceksiniz. Evet... Tam 1 hafta boyunca zihninize hakim olma çalışmasını gerçekleştireceksi­niz. 1 haftalık "Zihinsel Perhiz Çalışmasının 9 temel prensibi vardır. Eğer niyetiniz zihninize hakim olmak ise, lütfen şunları unutmayın: 
 
 1-  Birbirini izleyen 7 gün boyunca, verimsiz düşünce ve duygulara yer vermeyi red edin. Güçsüzleştirici canlılığınızı azaltıcı kelimelere ve düşüncelere yer vermeyin. İlk başlarda karşılaşacağınız ve sizi sinirlendirebilecek olaylarda zihninizin negatif duygu ve düşünceler üretmesine büyük bir sabır göste­rerek zorla da olsa karşı çıkmanız gerekebilir. İçiniz bir anda köpürebilir. Aslında amaç içinizinde köpürmeden olaylara kar­şı direnç göstermenizdir ama ilk başlarda içinizde oluşabilecek muhtemel negatif enerjileri dışarıya vurmama becerisini gös­termeniz de konsantrasyonunuzun artmasına yarayacaktır. Za­ten burada asıl hedeflenen konsantrasyonunuzun arttırılması­dır.
2-  Kendinizi olumsuz bir duyguya odaklanmış durumda yakalarsanız ki olacaktır; derhal kendi üzerinizde çalıştığınızı hatırlayın. Bu size büyük bir itici güç verecek ve olaylar karşı­sındaki dayanma gücünüzü artıracaktır. Bu 1 haftalık sürenin, sizin için çok önemli bir deney olduğunu sık sık kendi kendini­ze hatırlatın. Ayrıca şunu da unutmayın ki; birçok kimsenin otomatik olarak yaşamakla olduğu bu dünyada, şuurluluğa doğru attığınız bu ilk adım... Bunun önemini hissedin... Göre­ceksiniz ki başarıya ulaşacaksınız.
3-  Buna ek olarak, 7 gün boyunca her sabah yatağınızdan kalkıp elinizi yüzünüzü yıkadıktan hemen sonra, sizi güçlendi­recek telkinleri kendi kendinize uygulayın. Bu düşünce kalıp­ları sizi başarıya yönlendirmede çok önemli bir rol oynaya­caktır. Bu telkinleri sabah ilk iş olarak yapmayı unutmayın. Böylelikle, güçlendirici zihinsel ve duygusal davranış biçimle­rine daha sabahtan kendinizi odaklamış olursunuz.
4-  Birbirini izleyen 7 gün boyunca, tüm dikkatinizin çö­zümlere dönük olduğundan, buna karşılık sorunlara dönük ol­madığından emin olun. Bir zorlukla karşılaştığınızda hemen çözümünün ne olabileceğine odaklanın... Sorunu değil... Çö­zümleri düşünün... Sorunun bir parçası değil, çözümün bir  parçası olun...
5- Geriye doğru kayarsanız, yani kendinizi verimsiz dü­şünce ve duygulara yönelmiş durumda yakalarsanız, dövünme­ye gerek yok. Hemen değişirseniz, bunun pek sakıncası yoktur. Ama eğer o olumsuz, verimsiz, güçsüzleştirici düşünce ve duygulara belli bir sürenin üzerinde takılıp kalmayı sürdürü­yorsanız, çalışmadaki başarınızdan uzaklaşıyorsunuz demektir. Bu süre 10 saniyeyi asla geçmemelidir. 10 saniyenin üzerinde eğer negatif duygu ve düşünceler içinde kalıyorsanız, uygula­makta olduğunuz "1 Haftalık Günlük Zihinsel Çaba"nız boşa gidiyor demektir. Buna izin vermeyin...
Kendinizi bir an için olayın dışında görmenizi sağlayacak ve buna bağlı olarak da objektif bir şekilde meseleyi değerlen­dirmenize yarayacak şu soruları kendi kendinize sorabilirsiniz.
"Ben bu karşılaştığım olaydan ne öğrenebilirim?"
"Bu durumun bana anlatmak istediği şey nedir?"
"Bu olayla niçin karşılaştım?"
"Karşılaştığım bu olayı öfkelenerek halledebilecek mi­yim?"
"Öfkenin burada bana yararı olacak mı?"
vs..
Bu sorular sizi verimli durumlara yöneltir. Sürekli olarak bir öfke ve hırslanma çemberini kovalayıp durmaktan kurtulur­sunuz. Öfkenin baldan tatlı olduğunu söyleyenlere siz inanma­yın!...
Yanlış anlaşılmaya zemin hazırlamamak için şunu da he­men belirtelim ki: Amacımız hayatın sorunlarını görmezden gelmek değil, kendimizi hem çözüm bulacak hem de o çözümü uygulayacak daha iyi zihinsel ve duygusal durumlara sokmaktır. Kontrol edemedikleri negatif duygulara odaklanan insanlar sürekli olarak güçsüzleşirler. Aradığınız çözümleri, kendinizi daha verimli bir hale soktuğumuzda çok daha kolay bulacaksınız... Yaşamında başarılı olan insanlar, duygusal - fırtınalar sı­rasında zihnini açık seçik net ve duru durumda tutmayı nasıl başarırlar? Çoğunun temel bir kuralı vardır: Hayatta hiç bir za­man vaktinizin % 10'dan fazlasını bir soruna harcamayın, en az % 90'ını o sorunun çözümüne harcayın. Hele ki küçük şey­leri hiç mi hiç dert edinmeyin... Unutmayın ki onlar küçük şey­lerdir...
6-  Olayların hem içinde hem de dışında yaşayın... Yani zaman zaman, kendinizi ve olayları dışardan seyredin... Olayla olay olmayın... Objektif gözlerle gelişmeleri seyredin ve yaşamınızın zaman zaman dışında kalabilme hünerini gösterin.
Bu 7 günün sonunda gösterdiğiniz gayret ve çaba, büyük bir enerjinin içinizde birikmesine sebebiyet verecektir. Bu tür bir güç ilerki çalışmalarınızda size çok büyük bir fayda ve ko­laylık sağlayacaktır. Bu çalışma konsantrasyonunuzun gelişmesi için tahminlerinizin üstünde yararlı olacaktır. Ancak işinizin hiç de kolay olmadığını söylemek zorundayız...
7-  Uygulayacağınız zihinsel perhizle yaşamınızdaki oto­matik gidişe "dur" diyebilme imkanına ulaşabilmeniz mümkün olacaktır. Konsantrasyon yeteneğinin geliştirilmesinde ve "iç değişim"in sağlanmasında "Zihinsel Perhiz" uygulamak bütün kendini bilme kurslarında gerçekleştirilen bir çalışmadır.
8-  Bir hafta süresiyle başarı ve başarısızlıklarınızı not et­meniz, daha sonra hangi olayların sizi etkilediğini ve kontrolü­nüzü bozduğunu inceleyebilmeniz için yararlı olacaktır.
9- Temeli belli bir süre, olumsuz hiç bir düşünceye zihni­mizde yer vermemeye dayanan bu çalışmayı belirli aralıklarla tekrarlayabilirsiniz. Bu yedi günlük süre bitince, en az iki hafta normal davranışlarınıza geri dönmelisiniz. Daha sonra yeniden "1 Haftalık Zihinsel Perhiz" uygulamasını yapabilirsiniz.
Bu iki haftalık ara, özellikle kendi üzerindeki çalışmalara yeni başlayanların şuuraltlarını fazla zorlamamaları için tavsi­ye edilmektedir. 
 Zihinisel Perhiz Çok Yönlü Bir Çalışmadır
İnsanın iç potansiyalini ortaya çıkartmaya yönelik yapılan çalışmalar arasında "zihinsel perhiz" uygulamasının çok önemli yararları vardır. İleride yapacağınız "Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri"nin uygulanmasında ihtiyacınız olan konsantrasyon yeteneğinizin gelişmesine imkan verdiği gibi aynı zamanda insanın kendini tanıma ve kendini bilme çalış­malarına da temel oluşturur. Böylelikle yaşamınız sırasında karşılaşacağınız sorunları çözmede ve sorunların üstesinden gelebilmede size büyük bir güç ve kolaylık sağlayacaktır.
Söylenildiği kadar kolay ama zannedildiği kadar da zor bir mesele olmamakla beraber yine de uzun bir çalışmayı gerekti­rir. Sigarayı bırakalım demekle nasıl sigara bırakılamıyorsa, olumsuz duygu ve düşüncelere zihnimde yer vermeyeceğim demekle de bu davranış biçimlerinden kurtulunamaz.
Yaşamdan denge ve uyum bekliyorsak onu önce kendi içimizde oluşturmak zorundayız. Aksi takdirde sürekli dışarı­dan gelecek bir değişimi beklemekle onu hiç bir zaman yakala­yabilmemiz mümkün olamayacaktır.
Az önce bir benzetme yapmış ve olumsuz davranış kalıp­larımızı yabani otlara benzetmiştik. Ve yabani otlardan dolayı asıl filizlerin içimizde yeşeremediğinden bahsetmiştik. İç po-tansiyal gücümüzün ortaya çıkmasına engel olan en önemli un­sur, her türlü olumsuz duygu ve düşüncelerimizdir. Çünkü bu tür düşünce enerjileri benliğimizi adeta bir zırh gibi kaplayan bir tortunun meydana gelmesine sebebiyet verir ve bu zaman içinde kabuklaşarak iç potansiyel gücümüzün, bize ulaşmasına büyük bir engel oluşturur.
Kendimizi tanımamıza engel olan ve bir çok şeyi görme­mizi imkansızlaştıran şey işte bu kabuklanmızdır. Bu tortunun temizlenmesi kendini bilme çalışmasının temelidir. Yaşam içinde bizi canavarlaştıran bu tortunun inisiyatik öğretilerde 
 
  
 "canavar"la sembolize edilmiş olması da son derece ilginçtir. Mitolojilerde geçen canavar sembolü bu meseleyi anlatır. Mi-tolojilerdeki kahramanın canavarla olan mücadelesi, aslında insanın kendisiyle yani bu tortuyla olan mücadelesidir...
Muhammed peygamberin kalbinin yıkanmasından sözedil-diğini hatırlarsınız. Kalbin temizlenmesi, aslında hepimizde bulunan ve ancak özel bir çalışmayla ortadan kaldırılabilecek olan bu tortunun temizlenmesi çalışmasıdır. Bedenli ve beden-siz yaşamlarımızda bize büyük bir sorun getiren bu tortu; tam anlamıyla söyleyecek olursak, konunun püf noktasıdır.
Görüldüğü gibi, bu metotlarla hem konsantrasyon yetene­ğinizi geliştiriyor hem de kendi üzerinizde son derece önemli bir çalışma yapmış oluyorsunuz...
Şimdilik bu konuyu burada bırakalım ve asıl konumuza geri dönelim...
6. TERS TATBİKATLAR
Konsantrasyon yeteneğimizin geliştirilme teknikleri içinde çok önemli yer tutan bir diğer pratik uygulama da "Ters Tatbi­katlardır.
Ters tatbikat bilerek ve isteyerek insanın çeşitli sıkıntıları kendi kendine kasıtlı olarak yaratmasıdır. Yaşamımız içinde otomatik olarak uyguladığımız çeşitli alışkanlıklarımız vardır. Bunların bir kısmı fiziksel, bir kısmı ise zihinsel alışkanlıklar­dır. Yaşamımızı bu alışkanlıklarla birlikte sürdürürüz. Çoğu kez bu alışkanlıklarımızı uygulayamadığımız zamanlarda bü­yük bir sıkıntı çekeriz. Ve bu sıkıntıdan da sürekli olarak uzak kalmak isteriz.
Bunun doğal sonucu olarak da sürekli olarak sıkıntılı hal­lerden kaçmak gibi bir davranış şeklini benimseriz. Bu otoma­tik olarak yaşayan insanların doğal davranış biçimlerinden biridir. Şimdi ise biz irademizi ve buna bağlı konsantrasyon ye­teneğimizi geliştirebilmek ve güçlendirebilmek için bu davra­nış kalıbını kırma çalışmalarında bulunacağız. Yani "Ters Tat­bikatlar" yapacağız. Bilerek ve isteyerek...
Şimdi size yapacağınız bir kaç "ters tatbikat" örnekleri ve­receğiz. Bunları siz kendinize göre çeşitlendirerek farklı ters tatbikat çalışmaları da yapabilirsiniz.
1-  Hep sağ elimizle yemek yeme alışkanlığımız varsa, 3 gün süreyle yemeklerinizi sol elle yiyebilirsiniz.
2-  Çevrenizden gelen eleştirilere çok fazla önem veriyor ve çevrenizdeki insanların sürekli olarak sizi takdir etmesini seven bir yapınız varsa, ki çoğunlukla oranları değişmekle bir­likte herkesde bu vardır; işte size uygulayabileceğiniz mükem­mel bir ters tatbikat: Eve ya da işyerinize giderken yanınıza kızartılmış bir miktar balık alıp, soğanla birlikte onları tuza batırıp batırıp İETT otobüsünde oturduğunuz koltukta bir kağıt üzerinde yiyebilirsiniz.
3-  Evde hep aynı yerde oturup televizyon seyretme alış­kanlığınız varsa, 2 saat boyunca odanın bir köşesinde ayakta durarak evdekilerin şaşkın bakışları arasında televizyon seyre­debilirsiniz.
4-  İşe ya da okula gitmediğiniz bir gün, örneğin bir tatil günü ya da yazın çıktığınız tatilde 1 gün süreyle hiç konuşma­dan durabilirsiniz. Yanınıza gelerek sizinle konuşmak isteyen biri olursa ona el işaretiyle konuşamadığınızı ifade edebilirsi­niz.
5-  Genellikle insanlar hep bir arada olmaktan huzur duy­dukları kişileri evlerine misafirliğe davet ederler. Ama şimdi siz tam tersini yapacaksınız... Bir arada bulunmaktan son dere­ce sıkıldığınız ve huyunu hiç sevmediğiniz bir arkadaşınızı evinize davet ederek onunla konuşmanın verdiği sıkıntı içinde bir gün ya da gece geçirebilirsiniz.
6- Ramazan ayının haricinde dinsel bir emirle değil tamamen kendi isteğinizle birkaç gün süreyle oruç tutabilirsiniz.
Örnekleri çoğaltmak mümkün... Siz kendinize uygun ters tatbikatları belirleyerek çeşitli zamanlarda bunları uygulayabi­lirsiniz. Ancak seçeceğiniz ters tatbikatların sizi maddi manevi büyük kayıplara uğratmamasına özen gösterin. Amacı aşan ters tatbikatların yapılmamasının hiç bir gereği yoktur. Buna özellikle dikkat etmeniz gerekir.
7. KENDİ KENDİNE KONUŞMAK
İyi bir konuşmacı olmaya en büyük engel konsantrasyon yeteneğinin eksikliğidir. Şimdi vereceğimiz egzersiz size hem iyi bir konuşmacı olmak için bir çalışma fırsatı verecek, hem de konsantrasyon yeteneğinizi geliştirecektir.
Sesinizi kaydedebileceğiniz bir teyb alın ve odanıza çeki­lin. Her hangi bir konu seçin ve o konu üzerinde en az 3 daki­ka boyunca hiç susmadan ve hiç ara vermeden konuşmaya baş­layın. Seçeceğiniz konuşma konusu ne olduğunun hiç önemi yoktur. Önemli olan, o konuya konsantre olarak kesintisiz ko­nuşabilmektir. İlk başlarda kolay konuşabileceğiniz konular se­çebilirsiniz.
Sesinizi kaydettikten sonra kendinizi dinleyin... Göre­ceksiniz ki hem gittikçe konuşma yeteneğiniz gelişecek, hem de konsantrasyon gücünüz... Aynı çalışmayı arkadaşlarınızla da yapabilirsiniz.
HER ŞEY SİZDE SAKLI...
Konsantrasyon yeteneğinizin geliştirilmesine yönelik ola­rak sizlere bir dizi çalışma metotları aktardık. Bunların bir kıs­mının gerçekleştirilmesi kuşkusuz ki, kolay değildir. En azın­dan buna zaman ve emek harcamak zorunda kalacaksınız. Belki bunları uygulamak sizde sıkıntı da yaratacaktır. Ancak sizi asıl geliştirecek olan faktör, işte bu sıkıntıya karşı durabilecek gücü içinizde üretirken göstereceğiniz iradedir. Bu iradeniz kı­sa bir süre sonra bükülmez bir çelik gibi kuvvetlenecektir. Tüm bu sıkıntılara katlanır mısın bilemiyorum?... Ancak he­deflediğiniz başarılara ulaşabilmek için bazı sıkıntılara girme­nin kaçınılmaz olduğunu unutmayın...
Zaten çok kolay olsaydı bunu herkes yapabilirdi...
Sabır, irade, konsantrasyon ve istek... İşte bunların düşün­cenin gücüyle birleştiğinde aşamayacakları engel yoktur... Size düşen biraz gayret ve çaba göstermek... Hepsi bu kadar...
İhtiyacınız olan tüm özelliklere zaten sahipsiniz... Kendi­nize güvenin... Her şey sizde saklı... 
  DERLEYEN...MÜŞERREF KÜDEN (KESFETKENDİNİ EDİTÖRÜ)
İletişim:bilgi@kesfetkendini.com

 NLP,nlp Practitioner, nlp eğitimi

Bir yorum

Cevapla

  
 
3+2 İşleminin Sonucu    
Yukarı Çık