Osho Yazıları, Güvenin Yolu

Osho Yazıları, Güvenin Yolu

GÜVEN EN BÜYÜK ZEKÂDIR.. İnsanlar neden güvenmiyor? Çünkü kendi zekâlarına güvenmiyorlar. Korkuyorlar, aldatılmaktan korkuyorlar. Korkuyorlar; o yüzden kuşku duyuyorlar. Kuşku korkudan kaynaklanır. Kuşku, kendi zekândaki bir çeşit güvensizlikten kaynaklanıyor. Güvenebileceğinden emin olmadığından güvene kucak açamıyorsun. Güvenin, büyük zekâya, cesarete ve bütünlüğe ihtiyacı vardır. Onun derinine inmek için büyük bir kalbe gerek var. Eğer yeterince zeki değilsen, kuşku duyarak kendini korursun. Eğer zekân varsa, bilinmeyene adım atmaya hazırsın; çünkü, eğer bütün bilinen dünya yok olsa ve bilinmeyenin ortasında yalnız kalsan bile, orada yaşayabileceğini biliyorsun. Bilinmeyenin içinde kendine bir yuva kurabilirsin. Zekâna güveniyorsun. Kuşku savunmadadır; zekâ kendine her kapıyı açık tutar, çünkü o, "Ne olursa olsun, o mücadeleyi kabul ediyorum, uygun şekilde tepki verebileceğimi biliyorum."...Devamını Oku »

Alfred Adler Yazıları, Hayat Problemleri

Alfred Adler Yazıları, Hayat Problemleri

Bireysel psikoloji işte burada sosyolojiye yaklaşmaktadır. Hayatın karşımıza çıkardığı problemlerin dokusu ve bu problemlerin yapmaya zorladıkları işi bilmeden, birey hakkında doğru bir yargıya ulaşmak mümkün değildir. Ancak, bireyin bu problemlerle karşılaşma tarzına, bu karşılaşmada iç dünyasında olup biten şeylere göre, gerçek tabiatı kendini gösterir.Bireyin sosyal rolünü oynayıp oynamadığını, yarı yolda kalıp kalmadığını, işinin içinden çıkıp çıkmadığını, sıvışmak amacıyla bahaneler arayıp aramadığını, uydurup uydurmadığım, karşılaştığı problemlere samimi bir çözüm yolunu arayıp aramadığını, sonuca ulaşıp ulaşmadığını, kişisel bir üstünlük ile övünmek için topluluğa zararlı bir yolu izleyip izlemediğini araştırmak gerekir. Uzun zamandan beri hayatın bütün sorunlarını şu üç probleme bağlamayı düşündüm: Sosyal hayat, çalışma ve aşk. Bunlar gelip geçici problemler olmayıp, sürekli karşımıza çıkan zorlayıcı isteklerde bulunan kaçınılmayan problemlerdir. Zira, bu...Devamını Oku »

Sigmund Freud Sözleri

Sigmund Freud Sözleri

“Güleriz ağlanacak halimize.” Ne kadar sık ağzımızdan dökülür bu kelimeler. Özellikle kendi durumumuzun veya çevremizdeki gidişatın vahametini mizaha döktüğümüzde dile getiririz bu cümleyi. Sanki bizi üzen ve geren durumlar karşısında gülmek, kahkaha atmak yerine, daha üzgün bir tepki vermemiz gereklidir. Oysaki mizah ve kendine gülebilme becerisi psikanalizde en üst savunma mekanizmalarından biri olarak görülmektedir. Yani, etrafında kendisine acı veren veya kendisini rahatsız eden deneyimleri ve hisleri gülünebilecek materyale dönüştüren kişi, evrensel, topluma ve kendisine yararlı bir eylem yapıyordur. Mutsuzluğu tatmadan, hep mutlu olmak istersin. Oysa nelerin seni mutsuz ettiğini bilmeden, nelerle mutlu olacağını bilemezsin. Güç ve güveni hep dışımda aradım. Ama bunlar insanın içinden gelir. Ve her zaman oradadırlar. Hiç cevaplanmamış o büyük soru ki ben de otuz yıldır insan ruhunu incelememe rağmen cevaplayamadım, şudur: Kadınlar ne ister? Devamını Oku »

Erich Fromm Yazıları, İnsancı Ahlak Felsefesi

Erich Fromm Yazıları, İnsancı Ahlak Felsefesi

Bir keresinde Susia Tanrıya yakardı: «Tanrım, seni pek çok seviyorum; ama senden yeterince korkmuyorum. Bırak ben de tıpkı korku dolu adın içlerine işlediği için korkan meleklerinden biri gibi, karşında titreyerek durayım. Tanrı Onun duasını işitti ve korku dolu adı Susia'nın yüreğine tıpkı meleklerinkine olduğu gibi işledi. Ama o zaman Susia, küçük bir köpek gibi yatağın altına süründü. Hayvansal bir korkuyla tir tir titriyordu. Sonunda haykırdı: «Tannm izin ver. Seni yine Susia gibi seveyim.» Ve Tanrı Onu bu kez de işitti.(') I. Yetkeci Ahlak Felsefesine Karşı İnsancı Ahlak Felsefesi - Eğer etik göreciliğin yaptığı gibi, nesnel geçerliliği olan davranış kuralları aramaktan vazgeçmezsek acaba bu türden normlar için ne gibi ölçütler bulabiliriz? Bu ölçütlerin türü, normlarını incelediğimiz etik dizgenin tipine bağlıdır. «Yetkeci» teriminin kullanılması yetke kavramının açıklanmas...Devamını Oku »

Sigmund Freud Yazıları

Sigmund Freud Yazıları

Dinsel düşüncelerin kendine özgü değeri nerede yatmaktadır? Uygarlığın uyguladığı baskı ve talep ettiği işgüdüsel feragatlerin neden olduğu uygarlık düşmanlığından söz etmiştik. Uygarlığın yasaklamalarının kaldırıldığını - yani, insanın hoşuna giden herhangi bir kadım cinsel nesne olarak alabildiğini, bu kadının aşkı uğruna rakiplerini veya karşısına çıkan bir başka kişiyi duraksamadan öldürebildiğini ve hatta diğer insanların mallarını izinsiz alıp götürebildiğini- düşünelim; insan yaşamı ne harika, ne tatlı bir doyum zincirinden ibaret olacaktı! Doğru, insan kısa zamanda ilk güçlükle karşılaşır; benden başka herkes benimkilere benzer isteklerde bulunacak ve bana, benim onlara davranırken gösterdiğimden daha fazla bir anlayış göstermeyecektir. Ve böylece, uygarlığın kısıtlamalarının bu şekilde kaldırılmasıyla gerçekte yalnızca tek bir insan sınırsız bir mutluluğa kavuşacak ve bu insan, iktidar araçlarının tümünü ele geçirmiş bir tiran, bir diktatör olacaktır. Ve hatta bu i...Devamını Oku »

Yukarı Çık