Meditasyonun Faydaları

Meditasyonun Faydaları

Meditasyon tekniklerinin neler olduğunu birkaç kelimeyle anlatmak istersek, bunların kendi kendine derin bir gevşeme, kendi kendine tam bir gevşeme olduğunu söyleyebiliriz. Her zaman gerginiz; tutunduğumuz, yapıştığımız için. Hiç gevşemiyor, hiç bırakmıyoruz. Hep bir şey yapıyoruz, problem olan bu yapma durumu. Hiçbir zaman bir yapmama hali, olaylar meydana gelirken kişinin öylece orda olduğu bir hiçbir şey yapmama hali içinde değiliz. Nefes girip çıkıyor, kan dolaşıyor, beden canlı, nabız atıyor, meltem esiyor, dünya dönmeye devam ediyor ve sen hiçbir şey yapmıyorsun; işi yapan sen değilsin. Sen yalnızca gevşedin, herşey kendi kendine oluyor. Olaylar olurken sen hiçbir şey yapmadığında, tamamen gevşiyorsun. Yapan sen olduğunda, olaylar kendiliğinden olmayıp, senin tarafından yönlendirildiğinde, gerginsin. Uykudayken kısmen gevşiyorsun ama o da tam değil. Uykunda bile yönlendirmeye devam ediyorsun, uykunda bile herşeyin olmasına izi...Devamını Oku »

Beden-Zihin Bağlantısını Kurmak

Beden-Zihin Bağlantısını Kurmak

İnsanlar neden bu kadar yorgun görünüyor? Hepsi savaşıyor. Dinin sana savaşmayı öğretiyor, yetiştirilişin tamamen çatışma üzerine kurulu, çünkü ego ancak mücadele yoluyla yaratılabilir. Gevşediğinde, ego ortadan kaybolur. Gevşemek, egosuz olmak demektir.Irmakla birlikte hareket edersen, bir ego yaratamazsın. Ego doğaya aykırı bir fenomendir; egoyu yaratmak çok büyük enerji gerektirir ve onu korumak da çok büyük enerji gerektirir. Bir egoya sahip olmak çok pahalı bir olaydır. Bütün yaşamını ona harcarsın. Farkındalık ve gevşeme: madalyonun iki yüzü. Neden gerginsin? Bütün o düşünce ve korkulardan oluşan kimliğin, ölüm, iflas, dolar düşüyor...bunlar senin gerilimlerin ve bedenini de etkiliyor. Bedenin de geriliyor, çünkü beden ve zihin birbirinden ayrı iki varlık değil. Beden-zihin tek bir sistemdir, zihin gerildiğinde, beden de gerilir. Farkındalık ve gevşeme madalyonun iki yüzüdür. İkisini birbirinden ayıramazsın. Farkındalıkla başlayabilirsin, ondan sonra ge...Devamını Oku »

Korkusuzluk

Korkusuzluk

Herkes korkar... korkmak zorunda. Hayat öyle ki, buna mecbur kalınıyor. Ve korkusuz olan insanlar, cesurlaşarak korkusuz olmaz; çünkü cesur insan sadece korkusunu bastırmış insandır, aslında korkusuz değildir. Bir insan korkularını kabullenerek korkusuz olur. Bu bir cesaret sorunu değildir. Konu sadece hayatın gerçeklerini görmek ve bu korkuların doğal olduğunun farkına varmaktır. Onları kabullenmektir! Korku ve suçluluk duygusu aynı şey midir? Korku ve suçluluk duygusu aynı şey değildir. Kabullenilen korku özgürlüğe dönüşür; inkar edilen, reddedilen, lanetlenen korku suçluluk duygusuna dönüşür. Eğer korkuyu durumun bir parçası olarak kabul edersen... Durumun bir parçasıdır. İnsan bir parçadır, çok küçük, minik bir parçadır; bütün ise engindir. İnsan bir damladır, çok küçük bir damladır; bütün ise dev bir okyanus. Bir titreme başlar: "Bütün içinde kaybolabilirim; kimliğim kaybolabilir." Bu, ölüm korkusudur. Bütün korku...Devamını Oku »

Osho Yazısı, Sevgi

Osho Yazısı, Sevgi

Sevgi çok nadirdir. Bir insanın gönlüne ulaşmak büyük bir devrim yaşamaktır; çünkü eğer bir insanın gönlüne ulaşmak istiyorsan, o kişiye de senin gönlüne ulaşma olanağını sunman gerekir. O zaman savunmasız olursun, tamamen açılır ve korunmasız kalırsın. Bu risklidir. Bir başkasının gönlüne ulaşmasına izin vermen riskli ve tehlikelidir çünkü o kişinin sana ne yapacağını bilemezsin. Bütün sırlarını öğrendikten, bütün gizlediklerin açığa çıktıktan, kendini tamamen açığa çıkarttıktan sonra diğer insanın ne yapacağını asla bilemezsin. Korku oradadır. Zaten o yüzden kendimizi hiç açmayız. Sadece tanışıklık olan bir şeyi sevginin gerçekleşmesi gibi yorumlarız. Çeperler buluşur ve biz tanıştığımızı zannederiz. Sen çeperin değilsin. Aslında çeper senin bittiğin sınırdır, sadece etrafında oluşmuş olan çittir. O sen değilsin! Çeper senin bittiğin ve dünyanın başladığı noktadır. Yıllarca birlikte yaşamış olan karı kocalar bile sadece tanışıklık yaşamış ol...Devamını Oku »

Osho Yazıları, Güvenin Yolu

Osho Yazıları, Güvenin Yolu

GÜVEN EN BÜYÜK ZEKÂDIR.. İnsanlar neden güvenmiyor? Çünkü kendi zekâlarına güvenmiyorlar. Korkuyorlar, aldatılmaktan korkuyorlar. Korkuyorlar; o yüzden kuşku duyuyorlar. Kuşku korkudan kaynaklanır. Kuşku, kendi zekândaki bir çeşit güvensizlikten kaynaklanıyor. Güvenebileceğinden emin olmadığından güvene kucak açamıyorsun. Güvenin, büyük zekâya, cesarete ve bütünlüğe ihtiyacı vardır. Onun derinine inmek için büyük bir kalbe gerek var. Eğer yeterince zeki değilsen, kuşku duyarak kendini korursun. Eğer zekân varsa, bilinmeyene adım atmaya hazırsın; çünkü, eğer bütün bilinen dünya yok olsa ve bilinmeyenin ortasında yalnız kalsan bile, orada yaşayabileceğini biliyorsun. Bilinmeyenin içinde kendine bir yuva kurabilirsin. Zekâna güveniyorsun. Kuşku savunmadadır; zekâ kendine her kapıyı açık tutar, çünkü o, "Ne olursa olsun, o mücadeleyi kabul ediyorum, uygun şekilde tepki verebileceğimi biliyorum."...Devamını Oku »

Yukarı Çık