|
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
 |
PSİKOLOJİ, RUHSAL GÜÇLERİ GELİŞTİRME, İPNOZ |
|
|
PSİKOLOJİ, RUHSAL GÜÇLERİ GELİŞTİRME İPNOZ
"Duyular Dışı Algılamalanmız"ın geliştirilmesine yönelik; herkesin kendi kendine uygulayabileceği teknikleri ele aldığımız için, ipnoz konusuna burada çok fazla yer vermiyoruz. Çünkü ipnozda bir başka kişiye ihtiyaç vardır. Ancak yine de ileri ipnoz tekniklerini ele almasak da ipnoz deneylerinde bulunmak isteyen okurlarımız için ana başlıklarıyla bazı teknikleri aktarmak istiyorum...
İpnoz Nedir?
Şuuraltına bir takım istek ve emirlerin iletilebilmesi için süjenin yani üstünde çalışma yaptığınız kişinin, derin bir gevşeme haline geçirilmesidir. Az önce ele aldığımız kendi kendine telkin çalışmalarının da temeli.aslında ipnoza dayanır. Nitekim Parapsikoloji'de kendi kendine telkin uygulamasına oto-ipnoz adı verilir.
Bir zamanlar ipnozu uygulayıp, pek başarılı olamadığı için vazgeçen Sigmund Freud'un "psiko - analiz" metodu 1980'li yılların başından itibaren; başta ABD, Kanada, Avrupa'nın birçok ülkelerinde özellikle de İngiltere'de yerini geniş bir şekilde "psiko - analiz"e terk etmiştir.
"İpno - analiz" yöntemi, kişideki ruhsal problemin ve sorunun kökenini ortaya kolayahkla çıkartması bakımından çok faydalıdır. Bu yöntemin uygulanışında, yaşamın hatta geçmiş yaşamların gerilerine doğru gidilerek gerçek sorunu bulup çıkartmak ve ona göre telkinler verilmesi mucizevi bir iyileşme meydana getirir. Başka hiç bir metot bu kadar etkili değildir.
Modern dünyanın pisikologları artık günümüzde ipnozun getirdiği olanaklardan alabildiğince yararlanmaktadırlar. Ancak ne yazık ki, yurdumuzdaki bazı tutucu ve gerici psikiyat-ristler hala eski modası geçmiş yöntemleri ısrarla uygulamaya devam etmektedirler.
Son derece geniş bir kullanım alanı olan ipnoz, bilinçli ellerde özellikle psikiyatride de önemli bir fonksiyon görmektedir. Tabii yurdumuzda değil daha çok yurtdışında...
İpnozla hedeflenen şey, telkin edilebilirlik oranının artırılmasıdır. Bunun da en kolay yolu, kişiyi derin bir gevşeme haline sokmaktan geçer. Gevşeme hali aşamalı bir süreçtir. En basit bir gevşemeden daha derin gevşemeye ve son olarak da transa kadar uzanan bir skala izler. Gevşeme halinin derinliği ipnozdaki başarının da oranını belirler.
İPNOTİK UYKUNUN DERECELERİ
İpnotik uykunun başlıca 4 kademesi vardır:
1- Günlük yaşamımızda sıklıkla görülen kısa süreli dalgınlık halleridir.. Buna halk arasında "gözüm daldı" tabiri kullanılır. Kendiliğinden ortaya çıkan hafif bir ipnotik haldir.
2- Hafif Trans: Derin gevşemenin sınırlarındaki bir haldir. Özel gevşeme metotlarıyla elde edillebilen uyku ile uyanıklık arasındaki bir şuur halidir. Solunum ve nabız yavaşlar. Organlarda hissizlik ortaya çıkar, a ritmine giriş aşamasıdır. Telkine müsait bir ortam oluşur. Streslerden ve alışkanlıklardan kurtulabilmek için yapılacak telkin çalışmaları için yeterli bir gevşemenin sağlandığı aşamadır.
3- Orta Trans: Derin gevşeme de denir. Vücudun balon gibi şiştiği ve ağırlaştığı hissedilir. Bu ağırlık hissi verilen telkinlerle hafiflemeye de dönüşebilir. Vücudunuzun tüm odayı kapladığı hissedilebilir. Bir süre sanki su üstünde yatarmış gibi vücudunuzun hafif hafif sallanmaya başladığı da hissedilebilir. Kendiliğinden imajların ortaya çıktığı derin gevşeme halidir. Geçmişi hatırlamaların ortaya çıkmaya başladığı devredir. Du-rugörü, astral seyahat gibi Duyular Dışı Algılamalar'ın yaşan-masıl bu devrede görülebilir. Verilen telkinlerle süje hiç bir acı hissetmeden diş bile çektirebilir. Anestezik halin rahatlıkla ya-ratılabildiği bir aşamadır.
4— Derin Trans: Tam trans halidir. Genellikle medyomsal irtibat celselerinde kullanılır. Fiziki tam hissizlik ve fiziki tam duyarsızlık halidir. Fizik ile olan duyusal irtibatın tamamen kesildiği bir noktadır. Bu hal içinde spatyom ve spatyomdaki varlıklarla irtibata da geçilebilir. Bu trans durumundan çıkan süje yaşadıklarını büyük bir oranda hatırlamaz. Tam trans halinde süjeye verilen tüm telkinler anında süje tarafından yerine getirilir. Şuuraltıyla dirket irtibatın sağlandığı bir aşamadır. Böyle bir transa sokulan süje verilen telkinlerle odada dolaştırılabilir. Ancak o bunun farkında bile değildir. Post - İpnotik telkinlerin verilebildiği bir aşamadır. Post ipnotik telkin, bir anahtar sözcüğün şuuraltına yerleştirilerek, süjenin uyandırıldıktan sonra bu sözcüğü duyduğu an verilen emri içgüdüsel bir itilim-le yerine getirmesi prensibine dayanan bir yöntemdir.
İPNOTİK KANDIRMACA
"İpnotik İpnoz" ve "Manyetik İpnoz" olmak üzere başlıca iki tür ipnoz çeşidi vardır. Her ikisinin de temeli derin bir gevşeme ve telkin prensiplerine dayanır. Ancak derin gevşemeye geçiş yönteminde farklılık vardır. "İpnotik İpnoz"da derin gevseme halinin yaratılması telkinle gerçekleşir. "Manyetik ipnozca ise derin gevşeme hali ipnotizörün manyetik paslanyla gerçekleştirilir. Derin gevşeme hali sağlandıktan sonra uygulanan teknikler her ikisinde de aynıdır.
Yurtdışındaki bilimsel çevrelerce; parapsikoloji laboratu-varlarında çeşitli alanlarda kullanılan ipnoz, maalesef yurtdışında ve özellikle de yurdumuzdaki bazı kişi ve çevrelerce maddi ve manevi istismar konusu edilmektedir. Böylece özellikle yurdumuzda dünya literatürüne giren yeni bir ipnoz yöntemi ortaya çımıştır! Biz buna "ipnotik kandırmaca"ismini veriyoruz!... Ülkemizde bu konuda birçok kişi televizyon ekranlarında boy göstererek, kendisinde manyetik güçlerin bulunduğunu ve bu yolla ipnoz yapmakta olduğunu iddia etmiştir. Bu gücün kanıtı olarak da çoğunlukla bir tavuğu ya da tavşanı bile ipnoz edebilecekleri iddiasında bulunmuşlar ve bunu da yaptıkları deneyle ekranlarda sergilemişlerdi. Bu gün insanların tedavisi amacıyla çeşitli şekillerde kullanılmakta olan ve tıbbın içerisinde yer bulan ipnoz, insanları kandırma amacıyla ya da konunun esasından uzak bir şekilde şov amaçlı kullanılmıştır ve kullanılmaktadır.
Bir zamanlar benim de yönetim kurulu üyeliğinde bulunduğum Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Derneği'nce 1981 yılında yayınlanan "İpnozun Gerçek Yüzü" adlı kitabın 21. sayfasınından konuyla ilgili bir paragraf aktarmak istiyorum:
"Ayakları bağlı bir tavuk yere yatırılır da gagasının ucu yönünde yere tebeşirle bir çizgi çizilirse, tavuk bir süre tamamen hareketsiz kalır. Ayakları çözülse ve uyaran bile yapılsa hayvan hareketsiz durumunu sürdürür."
Yine aynı kitabın 22. Sayfasının hemen başında ise şu satırlar bulunmaktaydı:
"Tavşan sırt üstü yatırılırsa kımıldamadan saatlerce sakin sakin o durumda kalabilir. Oldukça ağrı verici cerrahi müdahelelere bile anesteziye gerek kalmadan dayanabilirler."
Televizyonlarda yayınlanan bu gibi gösterileri izleyenler hatırlayacaklardır... Söz konusu kişi önce tavuğu sonra da tavşanı aynı şekilde hareketsiz bırakmış ve bunu yapabilmesini de kendisindeki manyetik güce bağlamıştı!
Oysaki hersesin yapabileceği bu uygulamanın manyetik güçlerle hiç bir ilgisi yoktur... Bunu tüm ipnozla ilgili kitaplarda görebilmek mümkündür... Konuyla ilgili hiç bir bilgisi olmayan program yapımcıları, ise yapılan "ipnotik kandırma-ca'yı büyük bir şaşkınlıkla izlemiş ve ''ipnotik kandırma-ca "yi yapan kişiyi de mucizevi bir insan olarak kamuoyuna sunmuşlardı...
Yurdumuzda bu konuda böylesine düzeysizlikler yaşanmakla beraber yine de ipnozu tıp alanında kullanan çok sayıda bilimadamı bulunmaktadır. Bunlardan biri de Diş Hekimi Dr. Sayın Ali Müezzinoğlu'dur. Sayın Müezzinoğlu hem ipnozla diş çekimi ve diş rahatsızlıklarının tedavisini hiç bir acı hissetirmeden gerçekleştirirken, aynı zamanda örenim süresini kısaltan ipnoz metoduyla öğrenciler üzerinde de çalışmalarını sürdürmektedir. İşte bu tür çalışmalar insana biraz da olsa Türkiye'nin çağdaş geleceği hakkında umut veriyor...
BASİT BİR İPNOZ DENEYİ
Şimdi herkesin rahatlıkla uygulayabileceği bir ipnoz yöntemiyle konumuzu toparlayalım...
Bu çalışma için öncelikle bir süje bulmakla işe başlayın. Gönüllü bir süjeyi bulduktan sonra neler yapacaksınız adım adım bunu görelim:
Çalışmaya başlamadan önce elinizi yüzünüzü sabunla iyice yıkayın. Mümkünse ılık bir duş alın.
Kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği, sessiz bir odaya geçin.
Süjenizin başına ve sırtına yumuşak yastıklardan hazırlayacağınız bir döşekle, hafif dik bir pozisyonda yatmasını sağlayın. Tam oturmasın ama tam da yatmasın. İkisinin ortasında bir şekilde kanepeye uzansın.
Odanızın ışığını azaltın.
Elinize ışığı mavi kap kağıdıyla örtülmüş küçük bir el feneri alın... Süjenizin göz hizasının biraz üstünde tutarak, mavi ışığa konsantre olmasını isteyin. 2-3 dakika süreyle sadece mavi ışığa baksın ve ondan başka hiç bir şey düşünmesin. Mavi ışık süjenizin gözlerinden 30 cm kadar uzakda tutulmalıdır. Bu süre içinde kendisine şu telkinlerde bulunmaya başlayın:
"Gayet rahat, gayet sakinsiniz... Sizi saran ağırlıklardan kurtulun... Rahatça uzandınız... Vücudunuzda sizi rahatsız e-den bir şey varsa hareket edip düzeltebilirsiniz... Vücudunuzu serbest bırakın... Omuzlarınızı serbest bırakın... Külçe gibi bu koltuğa yığın kendinizi... Gayet rahat ve sakin durumdasınız... Gözlerinizi kapatmak istiyorsunuz ama kapatmayın. Işığa, sadece ışığa bakın... Zihniniz sesime ve ışığa odaklanmış durumda... Asla gözlerinizi kapatmayın... Dikkatlice ışığı gözleyin ve sesime konsantre olun... Az sonra gözlerinizi kapatacaksınız... iyice gevşemeye başladınız... Gevşiyorsunuz... Üçe kadar sayacağım... Üç deyince gözlerinizi kapatabilirsiniz... Bir... iki... Üç..."
Süjeniz gözlerini kapattıktan sonra 15 saniye kadar susun. Bırakın a ritmi onu sarsın. Bu arada şu telkinlerde bulunun:
"Bacaklarınız, kollarınız, karın ve sırt kaslarınız gevşiyor... Yüz kaslarınız, gözlerinizin etrafındaki kaslar gevşiyor... Bir gevşeme dalgası sizi kuşatmış durumda... Bu gevşemenin sizi sarmasına izin verin... Omuzlarınızı, başınızın yastığa değen kısımlarını bırakın yığılırcasııa yatağa serilsinler... Birazdan gözlerinizi açmanızı sizden isteyeceğim... Biliyorum, sizi saran bu gevşeme hali yüzünden gözlerinizi açmak size büyük bir azap gibi geliyor... Ama komutumu bekleyin... Üçe kadar sayıyorum... Uç deyince açın gözlerinizi açacaksınız... Bir... İki.'.. Üç..."
15 saniye hiç bir şey söylemeyin. Mavi ışığınıza bakmaya devam etsin... Bu arada şu telkinlerde bulunun:
"Gözlerinizi büyük bir zorlukla açık tutuyorsunuz. Işık sizi ağır ağır kendinizden geçiriyor.. Ona dikkatle bakınız... Tüm dikkatinizi ona yöneltiniz... Işık gittikçe silikleşmeye ve bulanıklaşmaya başladı... Göz kapaklarınız iyice ağırlaştı... Gözlerinizle birlikte tüm vücudunuz ağırlaştı... Kollarınız, bacaklarınız kurşun gibi ağır... Daha çok ağırlaşıyor... Bu ağırlığı gittikçe daha çok hissediyorsunuz. Bu ağırlık tüm vücudunuzu sarıyor... Göz kapaklarınızı açık tutmakta güçlük çekiyorsunuz... Üçe kadar sayacağım ve siz zorlukla açık tutmaya çalıştığınız gözlerinizi büyük bir huzur içinde kapatacaksınız... Gözlerinizi kapadığınızda şimdiye kadar hiç olmadık bir huzur ve gevşeme dalgası sizi kuşatacak... Bir... iki... Üç..."
Süjenize 15 saniye telkin vermeden onu kendi haline bıraktıktan sonra size daha önce "kendi kendine gevşeme" metotlarında verdiğimiz nefes alma egzersizlerini süjenize yaptırın ve daha sonra şu telkinlerle ipnoz deneyinize devam e-diniz:
"Gevşiyorsunuz... Gittikçe daha fazla gevşiyorsunuz... Uyku ile uyanıklık arasındaki bir sınırda derin bir şekilde gevşiyorsunuz... Gayet rahat, gayet sakinsiniz... Büyük bir huzur içinde gittikçe daha çok, daha çok gevşiyorsunuz... Rahat, sakin ve düzenli olarak nefes alıyorsunuz... Kendinizi içinizden hissedin... Kendinizi içinizden hissedin... Ağır ağır dalgalanıyorsunuz... Kalbiniz sakin ve güçlü olarak atıyor... İçinize dolan enerji sizi beşikteymiş gibi sallamaya devam ediyor... Gayet rahat, gayet sakinsiniz... Gevşemenin sizi saran duygusunu hissedin... Gevşemenin verdiği huzuru hissedin...
Gevşiyorsunuz... Gittikçe daha çok gevşiyorsunuz... Tüm bedeniniz bir külçe gibi yığılmış vaziyette... Ve siz onu hissedemiyorsunuz bile... Kendinizi içinizden hissetmeye devam edin... Bırakın gevşemenin huzuru sizi iyice sarsın... Artık enerjinizin kaynağıyla bir ve bütünsünüz..."
Süjeniz şu anda telkin alma yeteneğiyle orantılı bir gevşeme şuuru içinde bulunmakta... Artık isteğiniz doğrultusunda ona bazı telkinlerde bulunabilirsiniz. İlk başlarda ona büyük bir enerjiyle dolu, neşeli bir şekilde kalkacağını telkin edin. Bu onun streslerden büyük bir oranda arınmasını sağlayacaktır. Çalışmalarınız ilerledikçe onu çeşitli alışkanlıklarından kurtarabilir ya da eğer varsa psikosomatik kökenli rahatsızlıklarını tedavi etmeye de çalışabilirsiniz. Deneylerinizdeki başarınızı ölçmek için, süjenize bazı telkinlerde bulunarak süjenizin gevşemede hangi aşamaya kadar ulaştığnı test edebilirsiniz. Örneğin ondan bir elmayı gözünün önünde canlandırmasını isteyin. Eğer bunu başarırsa en az orta dereceye yakın bir transın gerçekleştiğini düşünebilirsiniz.
Süjenizi tekrar uyandırmak için şu yolu izleyin: "Şimdi bir müddet susacağım... Tekrar sesimi duyduğunuzda sizi saran bu gevşeme şuurundan yavaş yavaş uzaklaşmaya başlayacaksınız..."
25 - 30 sn kadar sustuktan sonra şu telkinlerle çalışmanızı sona ecdirin:
"Derin bir nefes alın ve verin... Gevşeme halinden çıkmaya kendinizi hazırlayın... Tekrar derin bir nefes alın ve nefesinizi verin... Nefesinizi verirken sizi saran gevşeme hali hızla yerini normal şuurunuza terk etmeye devam edecek... Uyanıyorsunuz... Eski halinize geri dönüyorsunuz... Az sonra sizden gözlerinizi açmanızı isteyeceğim... Yavaş yavaş ellerinizi ve ayaklarınızı kıpırdatabilirsiniz... Biraz sonra üçe kadar sayacağım... Üç dediğimde tamamen uyanmış olacaksınız.
Gözlerinizi açtığınızda büyük bir enerji dolmuş vaziyette neşe içinde uyanacak ve ayağa kalkacaksınız... Bütün baskılardan ve streslerden uzak bir yaşam sizi bekliyor... Ayaklarınızı, bacaklarınızı ve kollarınızı kıpırdatın ve gerin kendinizi... iyice gerin... Boynunuzu ve başınızı oynatın... Bir... iki... Uç..."
Bu tür ipnoz çalışmalarını yaparken, süjenizin şuuraltı her türlü tesiri kabule açık olacağı için, sizin duygu ve düşünce bazında sürekli pozitif bir enerji üretmeniz gerekmektedir. Eğer o gün çok yorgun ya da stresliyseniz. Kesinlikle süjenizle ipnoz çalışmaları yapmamaya özen gösteriniz.
HERKESE KENDİNİZİ İPNOZ YAPTIRMAYINIZ
Sevgili okurlarımız...
Sebebi her ne olursa olsun, kendisini yakından tanımadığınız kişilere kendinizi ipnoz ettirmeyin...
Çünkü ipnoz altındayken şuuraltınız açıkta kalmakta ve her türlü tesir kolaylıkla şuuraltınaza girmektedir. İpnoz yaptığını söyleyen kişilerin özellikle yurdumuzda bazı gerekli şartlara dikkat etmediklerini üzülerek söylemek zorundayız...
Kaş yapayım derken göz çıkartmak istemiyorsanız ipnoz konusunda titiz davranmanız gerektiğini özellikle söylemek ve sizi bu konuda uyarmak mecburiyetini hissediyoruz...
DERLEYEN...MÜŞERREF KÜDEN (KESFETKENDİNİ EDİTÖRÜ)
İletişim:bilgi@kesfetkendini.com |
|
|
Bilgi : Bu girdi 11.09.2009 01:52:53 tarihinde eklendi ve daha önce kez okundu. |
|
|
Anahtar Kelimeler: Chakra, danışmanlık, danışmanlık eğitim, müzik, okulöncesi, outdoor training, psikoloji, rehberlik, rehberlik psikolojik danışmanlık, reiki, ruhsal gelişim, ruhsal güçleri geliştirme,
ruhsal iletişim, terapi, toplantı
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
| Bu konuyla ilgili henüz bir yorum yapılmamış. |
Saş üst köşede bulunan kullanıcı girişi bölümü aracılığıyla giriş yaptıktan sonra siz de konuyla ilgili olarak yorum yapabilirsiniz. Eğer üye değilseniz üye olarak kullanıcı girişi yapabilirsiniz.
|
|
|
|
|
|
|