|
|
 |
 |
Yaratıcı Düşünün |
|
|
Yaratıcı Düşünün ve içinden Çıkamadığınız Kalıplardan Kurtulun
Hayal gücünün çekiciliği, büyüsü ve dünyasını yepyeni bir düzen ve haz dünyasına dönüştürebilmesi için insana sağladığı güç onu tüm insan yeteneklerinin en değerlisi haline getirir.
FRANK BARRON
Hayal gücü ve yaratıcı düşünme, başarının ayrılmaz unsurlarıdır. Hakkında somut ve belirgin bir şeyler yazmak zor olmakla birlikte, hayal gücü yine de özgül ve belirli bir etkinliktir.
Sizlere daha hayalci ve yaratıcı bir şekilde düşünmeyi nasıl öğretebilirim? Doğrusu, bu konuda bildiğim tek yol, bunu yapmanız için sizi zorlamak!
Yaratıcı düşünme egzersizlerini, herhangi başka bir şeyi yapıyormuşçasına uygulamalısınız. Nazik davranmaya çalışırsanız, nazik olursunuz; cesur görünmeye çalışırsanız, daha cesur davranırsınız. Aynı şekilde, yaratıcı düşünmeye çalışırsanız, sizi temin ederim ki, hayal gücünüzü giderek daha çok kullanmaya başlayacaksınız.
Ne yazık ki, günümüzde pek çok kişi birtakım zihinsel kalıpların içine düşmüş durumda ve bunların dışına çıkabilmeleri de çok güç. Yıllar önce insanlar, yaşayabilmek için yaratıcı düşünmek zorundaydılar. Bugün ise, çok daha az bir hayal gücü gerekiyor.
Sanat gibi yaratıcılık gerektiren bazı alanlar hariç, hemen hepimiz aklımızdan ziyade, fiziksel yanımız için çaba harcamaktayız. Kuşku yok ki, bir küreği kapıp karları temizlemek, döşemeleri yıkamak ya da arabayı cilalamak, bir roman, bir şiir veya yaratıcı bir ürün ortaya çıkarmaktan -kısacası, düşünmekten çok daha kolay!
Ben, fiziksel çabanın gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte, Henry J. Taylor'ın görüşüne katılıyorum: "Bu ülkede ışık veren her lambayı hayal gücü yaktı, kullandığımız her şeyi o üretti, hei tapınağı o kurdu, her keşfi o yaptı, her gelişmeyi o sağladı; daha çok insan için, daha fazla ve daha iyi şeyler yarattı. O, daha iyi bir geleceğin en paha biçilmez unsurudur."
Yaratıcı Doğmuş Olmanız Gerekir � Ye Öyle Doğdunuz
Sanırım, yaratıcı hayal gücünün büyük bir önem taşıdığı konusunda benimle aynı fikirdesinizdir. Ve eminim kj, yaratıcı bir şekilde düşünmeyi siz de isterdiniz. Benim bu arada fark ettiğim şey, pek çok kişinin, hayal gücünü yaratıcı bir şekilde kullanabilmeyi, doğuştan gelme bir şey olarak düşünmeleridir.
Haklılar da! Sizin öyle doğmuş olmanız gerekir � çoğumuz da öyleyiz. Çocukların hayal gücü son derece canlıdır. Fakat büyüdükçe, bu gücün âül kalmasına izin vermeye başlarız. Bazılarımız tüm yaşamları boyunca bu âtıl gücü bir kez bile uyandırmaz. Ne müthiş bir kayıp! Sizin bu kaybınız, belki de tüm insanlık için bir kayıptır, kimbilir?
Onu bir kez olsun kullansaydıniz, acaba ne harika şeyler ve fikirler yaratırdınız?.. Yoksa, yeni fikirleri, bazı ayrıcalıklı kişilerin mi ortaya koyduklarını sanıyorsunuz? Belki de Öyledir, ama siz de biraz gayret gösterecek olsanız, pekâlâ o ayrıcalıklı birkaç kişinin arasına girebilirsiniz.
Hayır; ben, hayal gücünün özel bir yetenek olduğuna inanmıyorum. O, hepimizde var ve onu çalıştırmak istersek, çalışır. Bu da aslında, düşünmenin alışkanlık kazanılmış halidir.
O halde bu alışkanlığı nasıl kazanırız? Bu konuda daha önce yazdığım bazı şeyler burada gereklidir. Coşku, merak ve ilgi -bunların hepsi, alışkanlığın birer parçasıdır. Kısa öyküler yazan biri, kentin sokaklarında bir yürüyüş yapar ve öyküsünde kullanabilecek kollarına asılan genç kızlardan silkindi... Seniha'ya yaklaştı, gayet ölçüsüz bir sesle ve bir çırpıda, dedi ki:
"Abla, bana çocuk, dediniz. Fakat ben, sizi bir büyük adam gibi seviyorum."
Son kelimeleri söylerken sesi boğazında kurumuştu. Herkes gülmeye başladı. Hali o kadar acayip, sözü o kadar sadedilâne ve bu hareketi o kadar aniydi. Yan yana, gelişigüzel, yere oturdular. Hakkı Celis, yaptığı bu büyük işin tesiri altında şaşkın, ayakta duruyordu. Seniha, şuh bir kahkaha ile:
"Öyleyse, gel yanıma, itirafını tamam et; fakat yavaş sesle," dedi.
Hakkı Celis, kabahati affedilmiş muti9 ve mahcup bir çocuk tavrıyle gitti. Neyyire Hanımla Seniha'nın arasına sokuldu. Seniha, eliyle genç adamın ensesini okşuyor ve daima aynı acı şuhlukla: v
"Haydi, başla bakalım," diyordu.
Yanıbaşlarında Belkıs Hanım, bir tarafını gıdıklıyorlar gibi, fıkır fıkır gülüyordu. Hakkı Celis, yan gözle Cemil'e baktı. O, bu gülen kadının dizi dibinde, yarı yatmış, yarı oturmuş bir vaziyette, hareketsiz ve sükuti görünüyordu. Fakat, Belkıs Hanım, hâlâ o arka arkaya kahkahalarında devam ederek:
"Hakkı Bey, Cemil Bey gibi yapınız. Mutlaka muvaffak olursunuz," diyordu.
O zaman genç kızların üçü birden başlarını çevirip dikkatle onlardan tarafa baktı.
Böyle işte; sizin bir prim veya ödül için öneri kutusunu kullanmanıza gerek yok. Bu işin ödülü, kutunun dışında: Daha çok para, daha iyi çalışma şartlan; bundan da önemlisi, işe yarar bir fikir üretmiş olma bilinci, bir yerlere varmış olma duygusu; tüm bunlar, yeterli ödüllerdir zaten...
Daha verimli dosyalama sistemleri, daha iyi muhasebe sistemleri geliştiren, kısaca, genelde çalışma şartlarını kolaylaştıran, hep hayal gücüdür. Ve bunlar, her iş kolunda, yaşamın her adımında var olan şeylerdir.
DERLEYEN...MURAT KÜDEN(KESFETKENDİNİ EDİTÖRÜ)
İletişim:bilgi@kesfetkendini.com |
|
|
Bilgi : Bu girdi 05.02.2010 03:33:20 tarihinde eklendi ve daha önce kez okundu. |
|
|
kişisel gelişim,bireysel başarı,eğitim,kişisel başarı,bireysel gelişim, |
|
|